TÜRKİYE GAZETECİLER CEMİYETİ’NE,
BASIN KONSEYİ’NE,
İNTERNET VE HUKUK PLATFORMU’NA,
TÜRKİYE BİLİÞiM VAKFI’NA,
TÜRKiYE BİLiÞıM DERNEĞİ’NE
TÜRKİYE BİLGİ ıÞLEM HİZMETLERİ DERNEĞİ’NE
TÜRKİYE BİLİÞİM SANAYİCİLERİ DERNEĞİ’NE
İNTERNET SERVİS SAĞLAYICILARI DERNEĞİ’NE,
İSTANBUL BAROSU’NA

NEDEN ORTAK HAREKET ETMELİYİZ !

Geçtiğimiz yılın Haziran ayında Cumhurbaþkanı tarafından bir daha görüþülmek üzere TBMM ‘ye geri gönderilen ve kamuoyunda RTÜK yasası olarak bilinen yasa tasarısı tekrar gündemde...

TBMM Anayasa Komisyonu tarafından öncelikle görüþülen tasarı, Meclis gündemine alınmak üzere.

Anılan tasarı, taraf olduğumuz uluslararası anlaþma hükümlerine aykrı olduğu gibi girmeyi planladığımız Avrupa Birliği’nin tüm ilkelerine ve dolayısıyla Ulusal Programa da aykırıdır.

Bu sebeple, anılan tasarıya baþta tasarının muhatabı durumunda gözüken tüm radyo ve televizyon kuruluþları ; tüm basın kuruluþları ve tüm internet yayıncıları ve bunun yanında çağdaþ hukuk ve demokrasi ilkelerine inanan herkesin karþı koyması gerektiğinin haklılığı açık seçik ortadadır.

Önümüzdeki bu gerçekler karþısında Türkiye’de yayıncılığın geleceğini ilgilendiren yasa tasarısını, ilgili tüm çevrelerin ortak hareketle engelleme sorumluluğu açıktır.

Kamuoyunda tartıþılmadan ve ilgili tarafların görüþleri alınmadan yasalaþma sürecine sokulan tasarı geri çekilmeli ve konuyla ilgili bütün sivil toplum kuruluþlarının görüþleri alınarak, uluslararası ilkelere uygun, AB uyum yasaları çerçevesinde, ülkemizin gerçekleriyle bağdaþan, ortak katılımlı yeni bir tasarı hazırlanmalıdır.

Bu yasanın neden olmaması gerektiğine dair geliþtirilen aþağıdaki gerekçeleri önemli saymaktayız;

“Halka “korku salacak”, “karamsarlık, umutsuzluk eğilimlerini körükleyecek” yayın gibi içeriği tartıþmalı genel kavramlar, “ceza hukukunun temel ilkelerinden olan "kanunsuz suç ve ceza olmaz” kuralına aykırıdır.

Belirgin ve nesnel olmayan ilkelere uyulması zorunluğu, Radyo ve televizyonların doğru ve yansız yayın yapmalarına, yurt ve dünya gerçeklerinin halka duyurulmasına engel olacaktır.

Böylece, toplumun doğru ve yansız haber alma hakkı zedelenecektir.

Cezaların alt ve üst sınırları arasındaki geniþlik; eþitsizlik, çeliþki, haksızlık yaratabilecek, keyfiliğe yol açacaktır.

Tazminatta alt sınır yasa ile belirlenince, yargıcın takdir hakkı...tümüyle ortadan kaldırılmıþtır.

Tazminat davalarında bilirkiþiye baþvurmayı zorunlu kılan hüküm, genel hukuk ilkelerine aykırıdır.

Medya gücünün haksız rekabete yol açacak þekilde ilkelerin kabulü, kamu yararı açısından çok ciddi sakıncalar doğurabilecek bir geliþmedir.

Bu düzenleme ile. Tekelleþerek, sorumluluk bilincinden uzaklaþacak bir medya, her sorumsuz güç gibi er geç amacından sapabilir ve toplum yaþamını, ulusal güvenliği tehlikeye sokan bir güç durumuna gelebilir..

Düþünceyi yayma ve haber alma özgürlüklerinin önlenmesi engellenemez yolundaki Anayasa kurallarıyla bağdaþmayan uygulamalar öngörülmüþtür.Avrupa Birliği Müktesebatı ile ilgili Ulusal Program’da basın özgürlüğünün geliþtirilmesi için güvencelerin güçlendirilmesi öngörülürken, ölçüsüz ve çok yüksek para cezalarıyla medya kuruluþlarının görev yapamaz duruma getirilmesi, amaca uygun düþmeyecektir.

Hukukumuzda, hiçbir dönemde öngörülmemiþ ağırlıkta para cezaları... yerel kuruluþlar baþta olmak üzere yayın kuruluþlarını ödeme zorluğu içine düþürecektir.Kararan ekranlar toplum için önemli bir eksiklik olacaktır.

ıletiþim teknolojisinde bir devrim niteliğindeki internet yayıncılığının en baskın yönü, düþünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün, özgün kanaat oluþumunun günümüzdeki en etkin kullanım alanı olmasıdır. ınternet ortamında yayıncılıkta; hukukun üstün kılınması, kiþilik haklarının korunması ve bunun yanında da yayın yoluyla düþünce ve ifade özgürlüğü gibi duyarlı alanların dengelenmesi sorunu ortaya çıkmaktadır.Bu sorunlar ancak, ifade özgürlüğü esas alınarak ve yayınlar üzerindeki denetim yargıya bırakılarak sağlanabilir. Dolayısıyla, internet yayıncılığına iliþkin ilkelerin ve öteki düzenlemelerin özel bir yasa ile yapılması en doğrusu olacaktır...

... Yukarıdaki gerekçelerle: Tasarı, kamu yararı ile bağdaþmayan, demokratik geleneklere, temel hak ve özgürlüklere, hukuka ve Anayasal ilkelere uygun düþmeyen kurallar içermektedir.”

Diğer yandan,yeniden oluþturulan ve özerkliği ortadan kaldırılan RTÜK ‘ün yanısıra Telekomünikasyon Kurumu,Haberleþme Yüksek Kurulu gibi Kurumların da etkili ve yetkili olarak devreye girmesi ve yayınların yapılacağı verici tesislerinin iþletilmesinin TRT ye bırakılması uygulama da kargaþa ve haksız rekabete yol açacak unsurlardır.Ancak Komisyonda aynen kabul edilen Tasarıda bu hayati gerekçeler dikkate alınmamıþtır.

Mevcut Tasarı kısaca belirtildiği üzere,Toplumun tüm katmanları olumsuz olarak etkileyecek ; Türkiye’de Radyo-Televizyon Yayıncılığını, Basını ve Internet Yayıncılığını içinden çıkılmaz bir kaosa sürükleyecektir.

Bu görüþleri TBMM nin sayın üyelerine ve kamuoyu’na duyurmak amacıyla ortak ve/veya bireysel açıklamalar yapmak üzere sizleri ORTAK BASIN TOPLANTISI yapmaya davet ediyoruz.

RATEM
Yönetim Kurulu

TOPLANTININ:
TARİHİ: 16 NİSAN 2002 SALI
SAATİ : 11:00
YERİ : GAZETECİLER CEMİYETİ LOKALİ-CAĞALOĞLU

 

ana sayfa | kuruluş | yönetim | etkinlikler | haberler | üyelik | mevzuat | duyurular | iletişim